13 Mart 2008 Perşembe

popüler kültür ve punk

Bakıldığında İngiltere çıkışlı ,işçi sınıfı yada orta sınıf diye adlandırılan bir kesimden çıkmış bir müzik akımı olan Punk ,çıkarken ektikleri ile günümüzde biçtikleri arasında çok büyük fark var. Sebep şu ki İngiltere o yıllar ekonomik bir çalkantı döneminde işçiler grevde ,müzik yapan eşraf ise yenilik peşinde. Sisteme karşı başlayan punk müzik hareketi ,ekonomi ve politikadan ülke düzenine hatta dünyadaki kalıplaşmış bütün sistemlere karşı bir eylem haline dönüştü. Müzik sektörünü eleştirirken ,3 akortla hala dilimizden düşmeyen şarkılar yaptılar ,modayı eleştirirken ,saçları boyayıp asimetrik kestiler ,en ucuzunu giyip çengelli iğne ,zincir ve rozet gibi aksesuarları simgeleştirdiler. Anti-ırkçı ,dadaist ve nihilist düşünceleri içinde barındıran punk müziği Avrupa’ya yayılmaya başlamıştı (1977). Herhalde hiçbir yeni müzik tarzı bu kadar hızlı çoğalmamıştır. Birçok grup ardı ardına kuruldu (sex pistols ,the Clash ,Elvis Costello ,Siouxie,Germs vs…) . punk müzik kendini gösteriyordu ,asi duruşu ve umursamazlığı, tepkiye tepkiyle karşılık vermesi bir çok kesim tarafından hoş görülmez iken ,müzik dinleyicisi tarafından ve piyasasında yer edinmeye başlamıştı. Punk müziğin kökleri Mod ,Ska ve Dub’a uzanır. Aynı kültürden olmaları da bir ittifak ortamı yaratır ve hızlı yayılmasındaki en büyük etkende budur. O sıralar Amerika’da kendi punk gruplarını çıkartmaktaydı ve bunların da en iyi örneklerinden (Ramones ,Dead Kennedys ,Velvet Underground’ı) sayabiliriz. Amerikan punk’ı , bu kıtada fazla popülarite kazanamadı ve gruplarda Avrupa’da şanslarını denedi. Avrupa müzik sektörü yeni bir şeyler patlatmak zorunda idi 80’li yıllar gelmişti ve punk popüler bir müzik değildi. Diğer taraftan Amerika , Elvis Presley ile başlayan ve tüm dünyayı kasıp kavuran rock’n roll müziği Beatles’a kaptırmasını da hazmedemediğinden yeni bir star peşindeydi. İşte o star 5 siyah kardeşten oluşan Jackson 5 grubunun küçüğü Michael Jackson’dan başkası değildi. Gettoda büyümüş afroamerikan bu çocuğa yeni bir imaj ve sound gerekliydi ve dünya müzik tarihinin en çok para basan olayı yaratıldı. James Brown’un müziği ve dansı ile büyüyen Jackson ,onun danslarını kendi müziğine adapte ederek geliştirdi. Michael jackson’u zirveye taşıyan asıl neden dansları idi çünkü sesi fark yaratacak kadar güçlü değildi ,ancak pop müzik dünyasında yaptığı eserlerle fark yaratmayı bildi ve günümüze kadar gelen çok kaliteli işlere imza attı. Şu anda bile dünyadaki pop müzik sektöründe bu ticari başarıyı yakalayabilen olmadı. 80’li yılların pop müzik hareketinden çok ekmek yendi, kelimenin tam anlamıyla yapılacak her şey yapıldı, ve bunu gören diğer yatırımcılarda bu pazardan pay kapmak için müzik sektörüne yatırım yapmaya başladı ve büyük bir endüstri haline geldi. Punk ise popüler müzik listelerinde baş sıralarda yerini aldı . 90’lardaki Grunge müziği her ne kadar punk başlığı altında çıksada Amerikan sound u olduğundan Hippilere daha yakın kafada bir müzikti sözler ve yaşam biçimi de buna dahil. Kurt Cobaine’in ölümü insanlarda Sid Vicious yerine Jim Morisson etkisi yaratmıştır ki buda durumu açıklar. Nirvana’da bu sayede ticari bir olgu olmuştur. Bugünlerde Amerika müzik sektörü punk’tan devşirme grunge’tan bozma amerikan brit-rock (amerikan İngiliz rock) müziğini peynir ekmek gibi satıyorlar. Bizim Türk prodüktörler bu tarz ticari işleride biraz geç anladıklarından müzik sektörünü gittikçe uçuruma gönderiyorlar, ancak Türkiye sınırları içinde başarılı olabiliyorlar , bu da onların konu hakkındaki engin bilgisini gösteriyor. Nasıl olsa eurovision her yıl yapılıyor. Yabancı plak şirketleri bunun tam tersine anlaşma yaptıkları gruplara eurovision a katılmama şartı koşuyorlar, nedenini siz düşünün. Burada arzu edilen anti-popülerizm değil bu olguya daha gerçek ve samimi isimlerin dahil olması ve çeşitlilik, o zaman kalitede kendini göstercektir ve müzikten fazla anlamayan insanlara daha çok alternatif sunulacaktır.


GÖKHAN TUNÇİŞLER
(SERBEST DÜŞÜŞ)

Hiç yorum yok: