Yaz müzikleri diye bir şey var ben pek anlamıyorum, yaz aşkı gibi bir şey olsa gerek, aslında müzikte sezon durumu çok saçma bunların sezon indirimi varmıdır, pazara düşen malları kaça nereden alırız. Buna uyan sanatçılarda kendilerini küçülttüklerinin farkında değiller galiba, müzik denen şey her mevsim dinlenir. Yaz aylarında kışla ilgili bir şarkı yapıldığında’’ sera müziği bu abi sana gelmez bak Serdar Ortaç var yeni geldi sıcak sıcak bunu dinle sen, yengede sever’’ gibi satıcı tavırlarıda cabası. Popüler kültür, insanları ne hale getirdi.
Hava sıcaklıklarının artmasıyla insanların kıyı kentlerine tatile gitmesi beach clubların rağbet görmesine neden oldu, İstanbul’da da bu sektör popülerleşti,belediye bile artık halk için beach clublar açıyor. bkz.Caddebostan sahil. Peki yaz geldimi neler dinliyoruz, sanatçılar yaz albümü diye yola çıkıyorlar ama pek farklı şeyler yapmıyorlar. Toplumlar bulundukları coğrafyaya göre müzik soundlarını oluştururlar yada kendiliğinden gelişir, baktığımızda kuzey ülkelerinde daha çok karanlık, depresif, içekapanık ve melankolik bir sound gözlenir. Güney ülkelerinde ise Akdeniz, Latin yada Arap ülkelerinde dans müziği diye de tabir edebileceğimiz soundlar hakim örneğin, salsa,sirtaki, samba, reggae, dub, oryantel vs. sıcak ülke müzikleridir. Bir Kanada’da yada Rusya’da şimdiye kadar bir samba rüzgarı estiği görülmemiştir. Bunlar sıcak ülkelerin havanın verdiği rehavetle kendilerini kaybetmemek yada kaybetmek ‘’bu nasıl baktığınıza bağlı’’ adına yaptıkları dans müzikleridir.bu müziklere sonra kısaca değinecez.
Şimdi biraz gerçek beach müziği de diyebileceğimiz bir müzik tarzından bahsedelim SURF müziği, aslında çok yabancıda olmadığımız bir sound, içinde barındırdığı gitar melodileri orient arap müziğinden gelme ve ritimlerde rock’n roll, 1960’larda Amerika’da LA. Kaliforniya çıkışlı bir müzik tarzı. Müzikteki bu oryantel melodiler o zamanlarda nasıl ulaştı oralara. İçinde Arap melodilerinin yanı sıra sözlü şarkılarda da oralardan bahsetmesi sadece müzikal bir alıntı olmasa gerek. 2. dünya savaşı sonrası Amerika’lılar da diğer bazı Avrupa ülkeleri gibi Asya kıtasındaki birçok ülkeyi sömürgeleştirmişti ve tabiki ister istemez kültürlerinide öğrenmişti. Arabistan o dönemlerde Amerika’yı fazlasıyla etkilemişti para ve o büyük ihtişam kendilerinde pek görülmemekteydi ama imkanları vardı ve çok iyi değerlendirerek Hollywood’u filmleriyle oralara taşıdılar, dönemin oyuncularına baktığımızda ( Humphrey Bogart, Ingrid Bergman, Greta Gabro, Rita Hayvord ) bu tarz filmlerde sıkça gördüğümüz isimlerdi. Bu filmler daha çok jazz ve swing müziği eşliğinde izlenmekteydi ama bazı Rock’n Roll müzik yapanlar farklı şeyler arıyordu, müzikteki Blues sololarını çıkarıp yerine bu yeni soundu getirdiler. Ağırlıklı olarak enstrumantel çalınan Surf müziğinde sözlü gruplarda yok değil. Elinde sörf tahtalarıyla Kaliforniya sahillerinde gençlerin ne dinlediğini öğrenmiş olduk, gruplardan örnek vermek gerekirse,
Beach Boys
Dick Dale
The Tornados
The Ventures
Phantom Surfers
The Atlantics
Satan’s Pilgrims
Seks Bomba
gibi, ülkemizde de meraklısı varsa bir tane Surf grubumuz mevcut 90’larda kurulmuş olan ama artık çok sık dinleme fırsatı bulamadığım ‘’malum piyasa’’ RUMBLE FISH’i bir şekilde bulup dinlemenizi tavsiye ederim. Geçen sayıdada bahsettiğim Mavi Işıklar, Beyaz Kelebekler, Volkanlar,Meteorlar gibi gruplarda müziğinde bu soundu azda olsa barındırdığı gözlenmekte. Şu anda plajlarda dinlediğimiz müziklerin bu bahsettiğimiz tarzdan uzaktan yakından alakası yok ve bu bütün dünyadada böyle, günümüzdeki pop ve elektronik müziğin insanları gerçeklerden uzaklaştırmak için yapıldığını zannediyorum hatta politikacılarla sanatçılar birlikte stüdyoya giriyorlardır.
Güney müziklerinden bahsetmiştim bizde de oldukça sevilen tarzlar, içinde dans olan kıvırtma olan her şeyi severiz, tabi kimseye güneş altında jazz yada klasik müzik dinleyin demiyorum ama elektronik yada pop’dan başka müziklerde olduğunu unutmayalım ve dahil olduğumuz sürüden ara sırada olsa ayrılalım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder